"Anlat, Çünkü Varsın"
İnsanın içinde biriken şeyler vardır.
Yıllarca söylenmemiş cümleler,
yarım kalmış duygular,
kendine bile itiraf edemediği hisler…
Bazen bir başkasına anlatmak ister.
Bazen yalnızca kendine…
Ama bir yerden sonra,
sustuğu şeyin yükünü taşımak zor gelir.
Çünkü insan ancak kendini ifade edebildiği kadar var olur.
Ne hissettiğini söyleyebildiğin kadar hafiflersin.
Ne düşündüğünü gösterebildiğin kadar derinleşirsin.
Anlatamadığın şey, büyür.
Anlaşılmadığın yerde, eksilirsin.
Kendini anlatmak,
bir ses olmak değil,
bir iz bırakmaktır bazen.
Bir kelimeyle, bir dokunuşla,
ya da sadece orada olarak…
Ama bunu yapabilmek için,
önce kendine yaklaşman gerekir.
Kendini dinlemen, duyman, fark etmen…
Sana değer vermen.
Çünkü insan, kendini değersiz hissederse
ne kadar bağırsa da sesini duyuramaz.
Önce kendi gözlerinde yerin olmalı.
Bir başkasının bakışında yer bulmadan önce…
Ve bazen en güçlü ifade,
bir kelime değil;
bir duruş, bir bakış, bir kabul hâlidir.
Anlat.
Yaz, çiz, susma.
İçinde olanı dışarı çıkar.
Çünkü orada, derinde bir yerde
görülmeyi bekleyen biri var:
Sen.